November 2009
61 posts
kumda ayak izini bıraka bıraka yürü, taşların üzerine otur, ayaklarını kuma göm bir taraftan da denizi sevmek istermiş gibi dalgaları yakala, sonra dalga üstlerinden geçerken taşların şıkırdamasını dinle, bütün hayat böyle geçse ya
insan nereye giderse gitsin evini özlüyor, içten içe hep tanıdık bildik şeyleri...
geçenlerde soba borusu taşıyan insanlar, “sallan da sümüğün aksın” diyen çocuklar gördüm çocukluğuma döndüm birden
dis hatlar
ne zaman havaalanına gidip dis hat - iç hat tabelalarını görsem dış hat tabelasına doğru gitmek isterim, bi de taksici sorar ya hep ”iç hat mı dış hat mı” diye her seferinde ”dış hat” diyesim gelir, dış hat özgürlük demek çünkü benim için. sanki kuş gibi kanatlanıp yükselecekmişim, gidecekmişim zannederim…
ben aslında o kadar da güçlü değilim
bilmediğim ya da uzun süredir gitmediğim yerlere gitmek, unuttuğum sokaklarda dolaşmak çok iyi geliyor bana, insan kendini bi anda acayip özgür hissediyo.
fotograf
güzel fotoğraf çekmek fotoğraf makinesinin güzelliğinden çok baktığını görmekle anlamdırmakla alakalı sanki, görmeyi bilmeyen birinin süper makinesi olsa çektiği şey güzel olabilir mi, ama görmeyi bilen adam cep telefonuyla bile iyi fotoğraf çekebiliyor, bu da benim tespitim bilmem doğru mu? (herkesin güzel bir fotoğraf makinesi olsun tabii ayrı konu)
ne kadar kızsak hatta zaman zaman kufretsek de istanbul’da vazgeçemediğimiz bişey var galiba…
Jupiter-Neptune-Chiron Conjunction
artık bi bilimsel açıklamam var, bu jupiter- chiron- neptun conjunction hadisesi en çok boğa burcunu bi de kova burcunu etkiliyomuş, aralık 21’e kadar bazı gelgitler olacak galiba, en iyisi alışıyım ben bu ruh haline. saol hatice
falan filan
film izleyelim mi?
yok
bi şarkı açıyım, hangisini?
sen seç ben dinlerim
yemek?
yok canım istemiyo
ee sen yap o zaman
yapamam ki unuttum
kitap oku yeni kitap aldın hani hevesle
çok uzun o şimdi
resim yap
aklıma bişey gelmiyo çizicek
uykun gelmiştir senin
daha erken ne gelicek tavanı mı izliycem
patla o zaman
.............................
bi de bunlardan, bunlardan herkese lazım ama...
"triple conjunction between Jupiter, Neptune and...
hatice yaa anlamdırmasak olmaz mı, bu seferlik yapmasak he ne dersin?
boyoz:
Astrolojik açıdan bu arada gökyüzünde sert açılar var, herkes bir garip hissediyor. Zor olmakla birlikte, bunlar kendi içine dönmek ve neyin ne olduğunu anlamlandırmak için iyi fırsatlar. Süreç çetin ama sonuç iyi olacak…:)
shrilom:
insanların bazen başarısız olduğu dönemler oluyor ya, gunluk hayatlarında,...
su anda gercekten bana bunlardan lazım
insanların bazen başarısız olduğu dönemler oluyor ya, gunluk hayatlarında, yaptıkları işlerde hatta yapmadıkları işlerde, bi de yok o öyle değil aslında sen öyle zannediyorsun diyolar ya ben öyle zannediyorum tabii, zaten önemli olan da benim öyle zannetmem diil mi, işte ben de o öyleyim galiba bi suredir
julie delphy diyo ki “Time goes by, people cry, everything goes too fast.” ne...
tanıştığımıza memnun oldum
ben de
o zaman hepsi bu kadar mı
evet maalesef
biraz daha zamanımız olsaydı keşke
evet keşke... olsun bu da yeter
haklısın, bi daha görüşür müyüz?
sanmam, sence?
sanmam
olsun yine de çok memnun oldum
...
dün snatch’i izledim evet daha yeni izledim, filmin 2. sahnesinde asansöre biniyorlar, franky four fingers diyo ki “hristiyanlık bi yanlış anlaşılmaya dayanıyor, hibru dilindeki “genç kadın” greek diline “bakire” olarak çevrilmiş, “bakire”yle “genç kadın” arasında çok ince bir imla farkı olduğu için aslında yapılması çok kolay bi hata,...
kendim hakkinda neler ogrendim?
özlem dun dedi ki hayata boş bakıyormuşum, benim için endişeleniyomuş
hatice de akşam tamperemanımın yuksek olduğu tespitini yaptı, dune kadar tamperemanın ne olduğunu bilmeyen cahil bi insandım artık biliyorum (acaba doğru mu yazdım) sonuç olarak ikisini de farketmemiştim, arkadaşlar iyiki var di mi başka tespiti olan?
günümüzün neşesi squad
boyoz:
I end where you begin. And where you end I begin
bikaç sene önce strings’i izlemiştim, filmdeki karakterlerden biri “hepimiz birbirimize iplerle bağlıyız, senin başladığın yerde ben bitiyorum, benim başladığım yerde sen bitiyosun” gibi bir laf etmişti hiç unutmam, ingilizcesi daha güzeldi aslında türkçeye çevirince biraz abuk oldu. Onlar birbirlerine gerçekten de iplerle bağlıydı, biz de öyleyiz galiba… bu iyi bişey mi...
Between two evils i always pick the one i never tried before
mae west
– bunu taaa ne zaman boyoz bana göndermişti, görünce beni hatırlamış :)
“Autrement dit, elle préfère s’imaginer une relation avec...
Yemek yemek üstüne ne düşünürsünüz bilmem
Ama kahvaltının mutlulukla bir ilgisi...
genetigi degistirilmis organizmalara genetigi...
kendimi yılın enayisi ilan ettim dun aksam edit:...